Anasayfa › Yerel (Harita) Optimizasyon
Yerel (Harita) Optimizasyon
Yerel (harita) optimizasyon, kaydınızın gerçekten sizin elinizde olmasıyla başlar: doğrulama için istenen video, yorumlarda geçen sözcükler, karttaki “Web sitesi” düğmesinin açtığı sayfa ve kaydı yönetenlerin yetkileri.
Yerel (Harita) Optimizasyon Kayıt Doğrulaması İçin Sizden Video İstendiğinde Neyi Hazırlar?
Artuklu’da öğrencilere kırtasiye ve fotokopi hizmeti veren bir dükkânın sahibi, haritadaki kaydını, yani adına dokunulunca açılan kartı üstlenmek ister. Komşusuna vaktiyle postayla bir kart gelmiştir; o da aynısını bekler. Ekranda ise başka bir şey yazar: işletmenizi gösteren kısa bir video çekin. Neyi çekeceğini bilemez, telefonu cebine koyar. Yerel (harita) optimizasyon burada kamerayı değil kâğıdı çıkarır: önce yürünecek yol yazılır.
Harita, bir işletmenin gerçek olduğunu görmek için kimi zaman böyle bir video ister ve çoğu zaman üç şeye bakar. Yer: sokak levhası, kapı numarası, komşu dükkânların tabelaları. İşletme: sizin tabelanız; üzerindeki ad kayıttaki adla aynı olmalıdır. Yetki: yalnızca içeriden birinin yapabileceği bir şey; kepengi açmak, kasayı çalıştırmak, depoya girmek ya da işletmenin adını taşıyan bir belgeyi göstermek.
Video tek seferde, hiç durdurulmadan çekilir; parçalar birleştirilmez, üzerine yazı ya da müzik eklenmez. Bugünkü kurala göre telefonla, kaydın kendi ekranından ve o anda çekilir; önceden çekilmiş bir görüntü yüklenemez. Bu yüzden asıl iş çekimden öncedir: nereden başlanacak, hangi tabelaların önünden geçilecek, içeride hangi kapı açılacak? Yol önce kayıtsız bir kez yürünür. Çekim gündüz yapılır; akşam ışığında tabela okunmaz.
Videoda görünmemesi gerekenler de vardır. Müşterilerin yüzü çekilmez; bu yüzden dükkânın boş olduğu bir saat seçilir ya da kamera insanlara değil raflara döner. Belge gösterilecekse üzerinde yalnızca işletmenin adı ve adresi okunmalıdır: kimlik numarası, banka bilgisi, başkasının adı geçen bir fatura kadraja girmez. Gösterilecek kâğıt önceden seçilir ve tezgâhın üstüne tek başına konur; çekim sırasında çekmece karıştırılmaz.
Geri çevrilen videolarda çoğu zaman şu eksiklerden biri görülür. İşletmenin adı tabelada yoktur ya da okunmaz. Çekim içeride başlar ve çevre hiç görünmez; değerlendiren, o odanın hangi sokakta olduğunu anlayamaz. Yetkiyi gösteren bir şey yoktur. Adres başka işletmelerle paylaşılıyorsa hangi kapının kime ait olduğu da belli olmalıdır. Basamaklı, dar bir sokaktaki konak otelde çekim sokağın başından başlar, kapıya kadar durmadan sürer.
Hangi doğrulama yolunun önünüze geleceğini harita seçer: telefon, e-posta, posta kartı, video ya da görüntülü görüşme. Seçenekler iş koluna, bölgeye ve zamana göre değişir; bugün yazdığımız yarın başka olabilir. Geri çevrilen videonun nedeni çoğu zaman bildirilir ve yenisi çekilebilir. Yerel (harita) optimizasyon bu yüzden çekimi şansa bırakmaz: yürüyüş sırası yazılır, tabela ve belge hazırlanır, video ancak ondan sonra çekilir.
Müşterilerin Yorumlarda Kullandığı Sözcükler Kartınızın Göründüğü Aramaları Etkiler mi?
Mardin merkezde, ovaya bakan eski şehirde bir ziyaretçi haritaya “terasta kahvaltı” yazar. Çıkan kartlardan birinin altında, bir müşteri yorumundan alınmış kısa bir satır durur ve aranan iki sözcük koyu yazılmıştır. O satırı lokantanın sahibi yazmamıştır; kaydın açıklama alanında “teras” sözü bile geçmez. Yazan, geçen ay oraya gelmiş ve gördüğünü kendi cümlesiyle anlatmış bir müşteridir.
Bunun aramaları ne ölçüde etkilediğini dışarıdan kimse tam olarak bilemez; harita, sonuçları nasıl sıraladığının ayrıntısını açıklamaz. Bilinen şudur: Google, yorum sayısının ve olumlu puanların yerel sıralamayı iyileştirebildiğini kendi yardım sayfalarında söyler. Yorumlarda geçen sözlerin de kartın hangi aramayla eşleşeceğine yardım edebildiği, kimi zaman kartta öne çıkarıldığı görülür. “Edebilir” sözü özenle seçilmiştir; anlatılan bir kural değil, gözlemdir.
Yerel (harita) optimizasyon için buradan çıkan sonuç sadedir: ne alındığını ve nasıl bulunduğunu anlatan bir yorum, yazısız beş yıldızdan daha çok işe yarar. Önce okuyana yarar; “Kızıltepe’ye traktör parçasını ertesi gün yolladılar” cümlesi, kararsız bir alıcıya puanın söyleyemediğini söyler. Sonra karta yarar; çünkü o cümlede iş de, yer de, memnun kalınan şey de geçer. Yıldız bir sayıdır; cümle ise bir tanıklıktır.
İşletme sahibinin yapabileceği iki şey vardır. Birincisi istemektir: yalnızca memnun görünenlerden değil, her müşteriden dürüst bir yorum rica edilir. İkincisi soruyu açık sormaktır. “Bize beş yıldız verir misiniz?” yerine “Ne aldınız, nasıl buldunuz; birkaç cümleyle yazar mısınız?” denir. Cümleleri müşteri kurar. Kasanın yanında duran bir kart veya teslimden sonra yollanan kısa bir mesaj bu ricayı kolaylaştırır.
Yapılmaması gerekenler de açıktır. Müşteriye hazır cümle yazdırılmaz, eline “şu sözcükleri kullanın” diye bir liste verilmez. Yorum yazana indirim yapılmaz, ikram ya da armağan verilmez; Google’ın yorum kuralları bunu yasaklar. Çalışanlara ve akrabalara yorum yazdırılmaz. Böyle yorumlar fark edildiğinde silinebilir, kayıt da zarar görebilir. Okuyan kişi de aynı kalıptan çıkmış beş yorumu alt alta görünce hiçbirine inanmaz.
Aynı ölçü cevaplarda da geçerlidir. Yoruma yazılan cevabı arama sözcükleriyle doldurmak, “Mardin merkezde teras, kahvaltı, akşam yemeği için bizi seçtiğinize sevindik” gibi bir cümle kurmak okuyanı iter. Cevap okura yazılır: teşekkür edilir, yorumdaki bir ayrıntıya değinilir, eleştiri varsa ne yapıldığı söylenir. Amaç yorumları çoğaltmak değil, gerçek olanların yazılmasını ve cevapsız kalmamasını kolaylaştırmaktır.
Karttaki “Web Sitesi” Düğmesi Sitenizin Hangi Sayfasını Açmalıdır?
Savur’da dere kıyısındaki taş evlerden birinde kalmak isteyen gezgin, haritadaki kartta “Web sitesi” düğmesine dokunur. Açılan anasayfada büyük bir fotoğraf ve evin uzun öyküsü vardır; gezginin aradığı ise odalar ve o hafta sonu için yer olup olmadığıdır. Menüyü arar, bulamaz, haritaya döner ve bir sonraki karta bakar. Düğme çalışmıştır; yalnızca yanlış kapıyı açmıştır.
Kayıtta sitenin adresi için bir alan bulunur ve çoğu işletme oraya düşünmeden anasayfasını yazar. Sorulacak soru başkadır: haritadan gelen kişi az önce neye bakıyordu ve şimdi ne öğrenmek istiyor? Tek dükkânı olan bir sabuncu için anasayfa doğru cevap olabilir; yeter ki adres, saatler ve satılanlar ilk ekranda görünsün. Anasayfa bunları göstermiyorsa düğme, gösteren sayfaya bağlanır.
Birden çok şubesi olan işletmede her kartın düğmesi kendi şubesinin sayfasını açar. Kızıltepe’deki şubenin kartına bakan kişi, anasayfada şubeler listesini aramak zorunda kalmamalıdır; o şubenin adresini, telefonunu, saatlerini ve yol tarifini hemen görmelidir. Şube sayfası yoksa önce o yazılır. Bütün kartları aynı anasayfaya bağlamak kolaydır, ama her şubenin müşterisini bir kez daha aramaya gönderir.
Kimi iş kollarında tek düğme yoktur. Lokantalarda menü için, yer ayırtmak için ayrı bağlantı alanları açılabilir; konaklama işletmelerinde düğmenin götüreceği yer, odaların ve yer ayırtma adımının bulunduğu sayfadır. Hangi alanların görüneceği iş koluna göre değişir, zamanla da yenilenir; kayıt açılıp bakılır, ezberden yazılmaz. Kural değişmez: her bağlantı, üzerinde yazan işi yapan sayfaya gider. Menü düğmesi menüyü açar.
Açılan sayfanın iki şartı vardır. Telefonda çabuk açılmalıdır; haritaya bakan kişi çoğu zaman ayaktadır ve bekleyecek sabrı yoktur. Ayrıca kartta yazan ad, adres ve telefon sayfada da aynı yazılışla durmalıdır. Kartta bir telefon, sayfada başka bir telefon gören kişi ikisinden hangisinin doğru olduğunu kestiremez. Bu uyum, arama motorunun iki kaydı aynı işletmeye bağlamasına da yardım edebilir.
Adresin sonuna küçük bir etiket eklenebilir: sayfayı değiştirmeyen, yalnızca sitenin ziyaret sayacına “bu kişi haritadan geldi” diyen kısa bir not. Böylece haritadan gelenler ötekilerden ayrı sayılır. Son iş bağlantıyı yoklamaktır: site yenilendiğinde adresler değişebilir ve karttaki düğme boş bir sayfaya çıkabilir. Yerel (harita) optimizasyon işinde bu düğmeye her yenilemeden sonra yeniden dokunulur; ölü bağlantıyı ilk bulan müşteri olmamalıdır.
Kaydınızı Yönetmesi İçin Bir Çalışana ya da Ajansa Yetki Verirken Nelere Dikkat Edilir?
Kızıltepe’de bir nakliye yazıhanesinde telefonun yanına sarı bir kâğıt yapıştırılmıştır; üstünde bir e-posta adresi, bir şifre ve tek sözcük yazar: “harita”. Firmanın sahibi, iki çalışan ve geçen yıl çalışılan ajans, hepsi kayda bu tek şifreyle girer. Geçen hafta kapanış saati değişmiştir; kimin değiştirdiğini bilen yoktur. Oysa kaydın, kâğıda şifre yazmayı gereksiz kılan kendi düzeni vardır.
Harita kaydında kişiler rollerle tanımlanır. Sahipler vardır; içlerinden biri birincil, yani asıl sahiptir. Bir de yöneticiler vardır. Kayda eklenecek her kişi kendi e-posta hesabına davet edilir ve kendi şifresiyle girer; ortak bir şifre dolaşmaz, kâğıda da yazılmaz. Kimin hangi rolde olduğu kaydın yönetim ekranında liste hâlinde durur. Şifre paylaşmak yerine kişi eklemek, bu düzenin ilk adımıdır.
Yönetici günlük işlerin çoğunu yapabilir: saatleri ve bilgileri düzeltir, fotoğraf ekler, yorumlara cevap yazar. Genellikle yapamadıkları ise sahipliği koruyan şeylerdir: başka birini kayda ekleyip çıkaramaz, sahibi kayıttan atamaz, kaydı silemez. Rollerin adı ve neye izin verdiği zamanla değişebilir; yetki vermeden önce ekrandaki açıklama okunur. Değişmeyen ilke şudur: işi yapana yetki, işletmeye sahiplik.
Ajansa da, kaydı güncel tutacak çalışana da yönetici rolü verilir. Sahiplik işletmede kalır; asıl sahip, mümkünse bir çalışanın kişisel hesabı değil, işletme adına açılmış bir hesaptır ve şifresini işin sahibi bilir. İkinci bir sahip eklemek de iyi bir önlemdir: tek hesap kilitlenirse kayıt ortada kalmaz. Yöneticiyi çıkarmak tek dokunuştur; devredilmiş bir asıl sahipliği geri almak ise karşı tarafın iyi niyetine kalabilir.
Yetkinin verildiği gün kadar alındığı gün de önemlidir. Çalışan işten ayrıldığında ya da ajansla çalışma bittiğinde erişimi aynı gün kaldırılır; “sonra bakarız” denen hesaplar yıllarca listede kalır. Yılda birkaç kez liste açılır ve tek tek okunur: bu kişi kim, hâlâ bizimle mi çalışıyor, bu role ihtiyacı var mı? Tanınmayan bir adres görülürse beklenmez, o gün sorulur.
Kayıt eski bir çalışanın kişisel hesabıyla açıldıysa sahiplik bugün, aranız iyiyken devredilir; tartışmadan sonra değil. Sitenizin adresini yazın; ona ücretsiz çekül tutmak bizim işimiz. Çekül ipin ucunda sallanan ağırlıktır: duvar eğriyse bunu göz değil, ip söyler. Sitenize dışarıdan tutulur, şifre sorulmaz; harita kaydı dört alanından biridir. Kartta eğri duran her bilgi oynak taş diye yazılır; yerel (harita) optimizasyon o taşlarla başlar.
Dükkânım araç girmeyen basamaklı bir sokakta ve sokağın levhası yok; videoda yerimi nasıl gösteririm?
Çekime, haritada adı görünen en yakın yerden başlayın: sokağın ana caddeye açıldığı köşe ya da bilinen bir meydan. Oradan kapınıza kadar durdurmadan yürüyün; yol üstündeki komşu tabelalarını ve kendi tabelanızı kadraja alın. Yürüyüşü önce kayıtsız bir kez deneyin. Sonucu harita değerlendirir; geri çevrilirse çoğu zaman yeniden denenebilir.
Müşterime “yorumunuzda terasımızdan da söz edin” desem kurala aykırı bir şey yapmış olur muyum?
Sözcük ısmarladığınız anda yorum sizin cümleniz olmaya başlar; doğrusu bunu yapmamaktır. Onun yerine soru sorun: “Nerede oturdunuz, ne yediniz, nasıl buldunuz?” Terası beğenen müşteri bunu zaten yazar. Karşılığında indirim ya da ikram sunmak ise Google’ın yorum kurallarına aykırıdır. Rica etmek serbesttir; ödüllendirmek yasaktır, ne yazılacağını söylemek de yorumu sizin reklamınıza çevirir.
Kendi sitem yok; karttaki site alanına sosyal medya hesabımın adresini yazsam olur mu?
Google’ın kayıt kuralları bu alanda işletmenin kendi sayfasını görmek ister; sosyal medya sayfasına götüren adres kurala takılabilir. Hesaplarınız için kayıtta ayrı bir alan açılmış olabilir. Tek sayfalık sade bir site bile bu düğmeye daha uygun düşer: adınız, adresiniz, telefonunuz, açık olduğunuz saatler, ne sattığınız. O sayfa sizindir; hesabın kuralları değişse de yerinde kalır.
Ajans, kaydı rahat yönetebilmek için benden sahiplik istiyor; vermeli miyim?
Önce nedenini sorun: hangi işi yönetici rolüyle yapamıyor? Bilgileri düzeltmek, fotoğraf eklemek ve yorumları cevaplamak için yöneticilik çoğu zaman yeter. Sahiplik, kişi ekleyip çıkarma ve kaydı silme yetkisini de taşır; bu yüzden işletmede kalmalıdır. Geçici bir iş için gerçekten gerekiyorsa süresini konuşun ve iş bitince rolü yeniden yöneticiye indirin. Asıl sahipliği devretmeyin.