Eski şehirde bir konak otelin resepsiyonundaki genç, misafirlerin girip çıktığı saatlerin arasında otelin sitesine de bakar: fotoğraf yükler, fiyatı değiştirir, gelen soruları cevaplar. Otelin sahibi memnundur: “Siteye bizim çocuk bakıyor, dışarıya para vermiyoruz.” Oysa o saatlerin de bir bedeli vardır. Mardin SEO fiyatları sorulduğunda çoğu işletmenin aklındaki kıyas budur: ajansın faturası mı, içerideki çalışan mı?
Tutarı burada konuşmayacağız; nereden başladığımız sitemizde ayrıca yazıyor. Dört soruya bakacağız: işi çalışanınıza yaptırmanın gerçek maliyeti, ikinci yılın neden birincinin kopyası olmaması gerektiği, “siteniz bizden hediye” diyen teklifte sitenin kimin olduğu ve ödediğinizin karşılığını rapora bakmadan görmenin yolu. Sonunda sizi çeküle, yani sitenize dışarıdan tuttuğumuz ücretsiz ilk bakışa çağıracağız.
Mardin SEO Fiyatları İşi Kendi Çalışanınıza Yaptırmanın Maliyetiyle Nasıl Karşılaştırılır?
“Siteye de bakan” bir çalışanın maliyeti maaşından ibaret değildir; maaşın ne kadarının bu işe gittiği de çoğu zaman hesaplanmaz. Hesaba dört kalem daha girer: işin gerektirdiği ücretli araçlar, öğrenmeye giden zaman, asıl işinden alınan saatler ve o kişi ayrıldığında doğacak boşluk. Hiçbiri bir faturada görünmez; içerideki iş bu yüzden ucuz sanılır.
Son kalem ötekilerden ağırdır. Sitenin şifreleri, harita kaydı, hangi sayfanın neden yazıldığı tek kişinin aklında duruyorsa, o kişi askere gittiğinde, başka ilçeye taşındığında ya da yeni bir iş bulduğunda bilgi de onunla gider. Yerine gelen her şeyi baştan öğrenir. Böyle biri duvardaki kilit taşına, ötekileri tutan tek taşa benzer: yerinden çıktığında çevresindekiler de oynar.
Aramalarda görünmek için yapılan çalışma dört ayrı beceri ister: yazmak, tasarlamak, kod bilmek ve sayıları okumak. Dördünü tek kişide bulmak güçtür; iyi yazan çalışan sayfanın neden yavaş açıldığını çözemeyebilir, koddan anlayan da ürünü anlatmakta zorlanabilir. Bir ajansta bu işler çoğu zaman ayrı kişilerdedir; bizde yazan, tasarlayan ve kodlayan aynı ekiptedir.
İşi içeride tutmanın doğru olduğu durumlar da vardır. İçeriği her gün değişen bir işletmede, örneğin vitrini sık yenilenen bir kuyumcuda ya da günün yemeğini sabah belirleyen bir lokantada, bunu dışarıdan kimse yetiştiremez. Yanında iyi yazan, işi seven biri varsa o bölüm içeride kalmalıdır. Ajansa verilecek olan, o kişinin yetişemediği ve bilmediği bölümdür; işin tamamı değil.
Çoğu işletmede işleyen yol karmadır. Çalışan, yalnızca içeriden birinin yapabileceğini yapar: yeni ürünün fotoğrafını çeker, müşterinin o hafta ne sorduğunu not eder, yazılanı okuyup doğrular. Sayfaların yazılması, teknik onarım, harita kaydı ve izleme ajansta kalır. Böylece resepsiyondaki genç her boş saatini değil, haftanın kısa bir bölümünü siteye ayırır; bilgi de tek kişide kilitli kalmaz.
Karşılaştırmayı maaşla faturayı yan yana koyarak yapmayın. Bir kâğıda aynı ayın işlerini alt alta yazın ve yanına iki sütun açın: içeride kim, kaç saatte, hangi araçla yapacak; ajansta kim yapacak? İçerideki sütunda boş kalan satırlar, yani kimsenin yapamadığı işler, hesabın asıl sonucudur. Mardin SEO fiyatları ancak aynı işlerin karşısına konduğunda bir anlam taşır.
İlk Yılın Bedeli ile İkinci Yılın Bedeli Neden Aynı Kalemlerden Oluşmaz?
İlk yılın işleri çoğunlukla bir kez yapılır ve biter: temelin düzeltilmesi, ana sayfaların baştan yazılması, haritadaki kaydın derlenip toplanması. Taş ustasının diliyle bunlar duvarın alt sıralarıdır. Çekülün, yani duvarın doğruluğunu gösteren ipli ağırlığın ortaya çıkardığı her kusura oynak taş diyoruz; alttaki oynak taş oturtulmadan üstüne bir şey örülmez. İkinci yıl geldiğinde alt sıra yerinde olmalıdır.
İkinci yılın listesi başka işlerden oluşur. Yeni sayfalar yazılır: ilk yıl sıra gelmeyen hizmetler, müşterilerin yeni sormaya başladığı sorular. Kurulmuş olan korunur: yazılım güncel tutulur, kopan bağlantılar onarılır, saatler ve fiyatlar yenilenir. Rakipler de boş durmaz; yeni bir sayfa açtıklarında ya da kayıtlarını düzelttiklerinde buna karşılık vermek gerekir. Hiçbiri ilk yılın işinin tekrarı değildir.
Bu yüzden ikinci yılın faturası birincinin kopyası olmamalıdır. İki dürüst biçimi vardır. Ya küçülür: tek seferlik işler bittiği için aylık emek azalmıştır. Ya da aynı kalır, ama başka şeylere harcanır: onarımın yerini yeni sayfalar almıştır. İkisi de savunulabilir. Savunulamayan, kalemleri hiç değişmeden aynı tutarla uzatılan anlaşmadır; orada ya iş bitmemiştir ya da liste yazılmamıştır.
Yenileme görüşmesine iki soruyla gidin. Birinci yılın kalemlerinden hangileri bitti ve teklifte artık yok? Yerlerine hangi yeni kalemler geldi, neden? Cevabı sözle değil, kâğıtla isteyin: geçen yılın aylık listeleri ile gelecek yılın taslağı yan yana konduğunda fark kendiliğinden görünür. Mardin SEO fiyatları yenileme masasında bu iki kâğıt olmadan konuşulursa, aynı işe ikinci kez ödeme yapılabilir.
Bizde aylık iş listesinin adı taş listesidir: her kalemi hangi oynak taşı yerine oturtacağını söyler ve çalışma sizin onayınızla başlar. İkinci yılda bu liste aydan aya aynı kalıyorsa sormak hakkınızdır: geçen ay oturtulan taş neden yine listede? Bazen dürüst bir cevabı vardır; bakım her ay yinelenir. Ama liste yalnızca yinelenenlerden oluşuyorsa bedelin neye gittiği yeniden konuşulmalıdır.
“Siteniz Bizden Hediye” Diyen Bir Teklifte Sitenin Sahibi Kim Olur?
Teklif kulağa hoş gelir: on iki ay için imza atın, siteniz bizden hediye. Hediye sözü çoğu zaman bir şeyi örter: sitenin bedeli yok olmamış, aylık ödemelerin içine dağıtılmıştır. Bunda kendiliğinden bir kötülük yoktur; taksitle alınan her şey böyledir. Asıl soru bedel değil, mülkiyettir: yıl dolduğunda ya da erken ayrıldığınızda bu site kimin elinde kalır?
Bir sitenin sahipliği dört ayrı şeyden oluşur. Alan adı, yani sitenizin adresi kimin adına kayıtlı? Barındırma, yani dosyaların durduğu sunucu kimin hesabında ve o hesaba siz girebiliyor musunuz? Tasarım ve yazılar için sözleşme ne diyor? Fotoğraflar ve ürün bilgileri gibi sizin verdikleriniz size nasıl geri verilecek? Dört sorunun cevabı her zaman aynı kişiyi göstermez.
En çok dikkat isteyen durum, sitenin ajansın kendi sistemine bağlı kurulmasıdır. Böyle bir site başka bir sunucuya taşınamayabilir; ayrıldığınız gün elinizde yalnızca yazılar ve fotoğraflar kalır, kimi zaman onlar da kalmaz. Ayrılmanın bedeli de sorulur: erken çıkışta hediye edilen sitenin tutarı isteniyor mu, devir için ayrı bir ücret var mı? Bunlar imzadan sonra değil, önce konuşulur.
Teklifin dürüst biçimi de vardır ve tanıması kolaydır. Sitenin bedeli, indirimli ya da sıfır olsa bile, sözleşmede ayrı bir satırda yazar. Alan adı ve hesaplar ilk günden sizin adınıza açılır; ajans oraya yetkili olarak girer. Ayrılırsanız ne götüreceğiniz madde madde sayılmıştır. Böyle bir teklif pekâlâ iyi bir tekliftir; hangisi olduğunu söz değil, kâğıt söyler.
İmzadan önce beş soruyu yazıyla sorun. Alan adı kimin adına kaydedilecek? Barındırma hesabına ben de girebilecek miyim? Ayrılırsam sitenin dosyalarını ve yazılarını alabilecek miyim? Site başka bir sunucuda çalışır mı? Erken ayrılırsam ne öderim? Mardin SEO fiyatları ile “hediye” sözü aynı teklifte geçiyorsa, bu beş cevap size hediyenin gerçekte kaça geldiğini ve kimin olduğunu söyler.
Ödediğiniz Bedelin Karşılığını Ajansın Raporuna Bakmadan Nasıl Görebilirsiniz?
Ajansın raporunu ajans yazar. Bu onu yalan yapmaz; ama hangi sayının öne konacağını, hangisinin dipnota ineceğini yazan kişi seçer. Bu yüzden raporun yanında, ajansın eli değmeyen üç yer daha olmalıdır. Üçü de ücretsizdir, üçüne de kendiniz bakarsınız ve hiçbiri uzmanlık istemez. Rapor bunlarla tutuyorsa güvenle okunur; tutmuyorsa sorulacak ilk soru hazırdır.
Birincisi Google’ın kendi kayıtlarıdır: sitesinin sahibi olduğunu gösteren herkese ücret almadan açtığı arama dökümü. Kendi hesabınızla girersiniz; siteniz hangi aramalarda göründü, kaç kez dokunuldu, oradan okursunuz. İkincisi harita kaydınızın kendi sayılarıdır: kartınızdan kaç kişi sizi aradı, kaçı yol sordu, kaçı siteye geçti? Bu sayıları her ay bir deftere geçirirseniz bir yıl sonra kendi karşılaştırmanızı yapabilirsiniz.
Üçüncüsü hiçbir ekranda yoktur: kendi sayımınız. Telefonla arayan ya da kapıdan giren her yeni müşteriye tek soru sorulur: “Bizi nereden buldunuz?” Cevap bir deftere çentik olarak düşer: internetten, haritadan, tanıdıktan, tabeladan. Ay sonunda çentikler sayılır. Kaba bir sayımdır, ama sizindir; tezgâhın arkasında tutulan bir defterin söylediğini hiçbir rapor sizin kadar bilemez.
Bu üç yerin söyleyemediği bir şey vardır: neden. Dokunuşlar neden düştü, aramalar neden arttı? Sayılar yalnızca ne olduğunu gösterir; nedenini anlatmak ajansın işidir ve aylık özetin asıl değeri oradadır. Bunun için de her hesaba ilk günden sahip düzeyinde girebilmeniz gerekir: arama dökümüne, harita kaydına, ziyaret sayacına. Yalnızca ajansın girebildiği bir hesaptan çıkan sayıyı sınayamazsınız.
Hiçbir şeyle karşılaştırılamayan bir rapor, rapor değil broşürdür. Bizde her ay bittiğinde, yapılanı gündelik dille anlatan bir özet yazılır; çekül de aralıklarla yeniden tutulur ve ilkiyle yan yana konur. Mardin SEO fiyatları konuşmasına oradan başlayalım: site adresinizi bize yazın, ona ücretsiz çekül tutalım. Dışarıdan tutulur, şifre istemez; oynak taşlar önünüzde sıralandığında neye, neden ödeyeceğinizi kendi gözünüzle görürsünüz.
Çalışanımı bir kursa gönderip bu işi tümüyle ona bıraksam daha hesaplı olmaz mı?
Kurs yazmayı ve temel düzeni öğretebilir; tasarım, kod ve sayı okumak ise ayrı becerilerdir. Hesabı kursun ücretiyle değil, o kişinin asıl işinden ayıracağı saatlerle ve bir gün ayrılırsa bilginin kimde kalacağıyla yapın. Çoğu işletmede iş paylaşılır.
İkinci yıl için gelen teklif birinci yılla aynı tutarda; bunu sorgulamam ayıp kaçar mı?
Kaçmaz; sormanız beklenir. Tutarın aynı kalması tek başına yanlış değildir, kalemlerin aynı kalması sorulur. İlk yılın tek seferlik işlerinden hangilerinin bittiğini ve yerlerine nelerin geldiğini yazılı isteyin. Mardin SEO fiyatları ikinci yılda aynı çıkıyorsa, karşılığındaki liste başka olmalıdır.
“Site hediye” teklifini kabul ettim; şimdiden neyi yazılı olarak istemeliyim?
Dört şeyi isteyin: alan adının sizin adınıza kayıtlı olduğunu gösteren ekran görüntüsü, barındırma hesabına sizin de girebildiğiniz bir kullanıcı, yazıların ve fotoğrafların bir kopyası, erken ayrılırsanız ne ödeyeceğinizi söyleyen tek cümle. İş iyi giderken istemek kolaydır; ayrılık günü zorlaşır.
Arama dökümünde dokunuşlar artmış görünüyor ama telefonum eskisi kadar çalıyor; hangisine inanmalıyım?
İkisine de; ayrı şeyleri sayarlar. Döküm sayfanıza kaç kez dokunulduğunu gösterir, defteriniz kaç kişinin aradığını. Aradaki soru şudur: dokunan kişi sayfada telefonu görüyor, aradığını buluyor mu? Artan dokunuşun hangi sayfalara geldiğini ajansla birlikte açıp bakın.